engelli etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
engelli etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

16 Eylül 2011 Cuma

Herkes için erişilebilir mi? İETT


15 eylül 2011 sabahı 08:00’da Beylikdüzü-İstanbul otobüs durağında Erguvan rengi (Engellilerin kullanımına uygun en son getirtilen otobüs) halk otobüsünü beklemeye koyulduk; otobüslerin sayıları oldukça yetersiz, beklerken 3 otobüs geldi ancak Erguvan olmadığından bana (tekerlekli sandalye kullanıcılarına) uygun değildi, 08:40’da otobüsümüz geldi, en yakın arkadaşım ve ben işe gitmek üzere yola koyulduk (bir sonraki durakta da destek kuvvet olarak bir arkadaşımız daha bize katılacaktı) ancak otobüsün orta kapısında olan rampa manueldi; yani otobüs şoförünün maalesef yerinden inip, otobüsü terk edip, orta kapıya gelip rampayı açması gerekiyordu (neyseki iyi ve tebessümlü birine denk gelmiştik)…
(İngiltere‘ye ise ilk kez 2006’da gitmiştim bu tipteki (manuel) otobüsler yoktu, bütün rampalar otobüs şoförünün oturduğu yerden bir düğmeye basmasıyla hallediliyordu.)
Otobüsün içinde tekerlekli sandalyeliler için özel alan var; yolculuk esnasında engelli yolcu sandalyesini geri istikamette tutmalı; bu kaza esnasında engelli yolcunun alacağı zararı minimum’a düşürmek için mühendisler tarafından geliştirilmiş özel alan; ancak yurdum insanı ayakta durup o özel alandaki yastığa yaslanıp yolculuğunu devam ettirmek istediğinden beni o alana yanaştırmıyorlar… (örnek resim aşağıdadır/alıntıdır)

Otobüsün içinde yaşanan diyalog örneği;
Ömür (Engellenen yolcu): ”Afedersiniz, o alana geçebilir miyim?
Yolcu 1: ”Eeee biz nereye tutunacağız şimdi?”
Yolcu 2: ”Bunun sandalyesine”.
Önerilerim;
Kaldırımlar çok yüksek değilse, otobüs sıfır yanaştırılır ve orta kapıdan direkt binilip, inilebilir. (örnek resim aşağıdadır/alıntıdır)

Not: Tekerlekli sandalye boşken çok rahat indirilir, bir de üzerinde en az 70 kg’lık bir yetişkinle deneyiniz!..
Tekerlekli sandalyeli’nin inmek için kullanacağı ”duracak” ikaz düğmesi sadece bizlerin kullanımı içindir ki, otobüs şoförüne ayrı bir uyarı ikaz lambası yanar; gelecek durakta Tekerlekli Sandalye kullanıcısının inişine göre ayarlamalarını yapar, bindiğimiz otobüste bu sistem çalışmıyor olmalı…
İnişte otobüs şoförümüz, ilk andaki yardımseverliğini muhafaza etmedi ve kız arkadaşlarım bilek ve iman gücüyle o ağır rampayı kaldırdı, sonra otobüsün içine binerek beni indirdi, otobüs de bu sırada yerden bayağı yüksekteydi, halbuki bu otobüsler yere neredeyse sıfır gibi alçalabilmektedirler.
Demek ki öncelik İETT çalışanlarının bilinçlendirilmesi’nde, ikincisi de halkımızın (otobüs yolcuları) Engellileri gördükçe daha yapıcı olmaları.
Bir de engelliler için Kermes düzenleme, yardım geceleri yapmanın bir faydası olmadığını anlamamızda. Toplum göre göre, bizlerle yaşaya yaşaya bunu aşacaktır; bunun da hayata geçmesi için eksiklerin acilen tespit edilmesi ve şikayetlerin gözönünde bulundurulması gerekmektedir.
————————————-
İett’nin websitesinden alıntı:
Metrobüs hattı üzerinde erişime uygun özürlü asansörü ve/veya özürlü rampası bulunan istasyonlar:
ASANSÖRLER
1.Edirnekapı İstasyonu 1 adet
2.Zincirlikuyu İstasyonu 4 adet
3.Şirinevler İstasyonu 2 adet
4.Sefaköy İstasyonu 3 adet
5.Avcılar İstasyonu 3 adet

ENGELLİ RAMPASI
1.Topkapı İstasyonu
2.Zeytinburnu İstasyonu
3.İncirli İstasyonu
4.Y.Bosna-Kuleli İstasyonu
5.Cennet İstasyonu
————————————-

14 Eylül 2011 Çarşamba

NET eee KİM

Murat Sebah tarafından yapılmış, İstanbul Kültür Üniversitesi 2011, bitirme projesi.

Afiş

Storyboard

Murat Sebah ve modelleri

Model (Ömür Kınay) ve Murat’ın elleri :)

NET eee KİM
plastiksanat.com tıklayınız

17 Temmuz 2011 Pazar

LÜTFEN BU ALANI TEKERLEKLİ SANDALYELİYE BIRAKINIZ

Bugün 2009 yılında İngiltere'de yaşadığım dönemde kaleme aldığım bir yazıyı yinelemek istiyorum;

''PLEASE GIVE UP THIS SPACE TO A PERSON IN A WHEELCHAIR''

Brighton, 2006 yılından beri her yaz gelip, kısa süreli kaldıgım Ingiltere'nin West Sussex bölgesinde bulunan güney şehri, 27 haziran 2009'dan beri de sürekli yasadiğim yer.

250.000 nüfuslu şehrin kişi sayısı, yaz aylarında turist ve yabancı uyruklu öğrencilerle birlikte iki katına çıkıyormuş; Londra'ya tren ile 45 dakika mesafede olması ve benim gibi gözleri deniz arayan kişilerin favori şehri.

Engellilerin yaşaması için var edilmiş bir şehir bana göre; toplu taşımacılık ona göre düzenlenmiş, istisnasız bütün otobüsler tekerlekli sandalye kullanıcılarına göre, her otobüsün içinde tekerlekli sandalye için ayrılmış alan ve de 3 bebek arabası bölümü bırakılmış, otobüslere evcil hayvanlarınızla da binebiliyorsunuz. Otobuse bindiğinizde elinizdeki alış-veriş torbalarını koyabileceğiniz bir stand yapilmiş, o standa scooter'i ile binen bir çocuğun scooter'ını koyma imkani da verilmiş. Eger tren istasyonuna bavulu ile giden bir yolcu iseniz bavulunuzu da oraya koyma konforunu size sağlamiş otobüsler.

Trenlerde ise, yine tekerlekli sandalyelilerin seyahat edebileceği ayrı bölümler, bisikletliler için bisikletini bağlayıp oturabilecekleri bölümler diğer kişilerden ayrılmış durumda. Tüm vagonlarda ise anneler için çocuklarının alt bezlerini değiştirebileceği, engellilerin kullanabileceği tuvaletler mevcut. İngiltere'de trene binmeden önce görevli size mutlaka ineceginiz istasyonu soruyor ki, inmek istediğiniz durakta bir görevli önceden bulunup size rampayı açabilsin diye.

Bazı otobüs şoförleriyle de rampa konusunda sorun yaşamadım değil ama gerekli yere elektronik mektubu gönderdiğimde beni muhatap alıp karşiılığında bana zarflı mektup ile geri dönüş yaptılar (bağlı olduğum okul yöneticisine de öğrencilerini madur ettikleri için oraya da bir özür mektubu ile), üstelik içine bedava otobüs bileti de koymuşlardı; Istanbul'da ise bütün şikayet mektuplarm cevapsız kalmiştı.

Bir otobus şoförü var ki, bir insan meslegini nasıl bu kadar sever; otobüsü kullanırken sürekli şarkılar söyleyip, ıslık çalıyor, yolculara inmek için kullandığımız düğmelere basmamamızı onun yerine ''din din din'' diye ona seslenmemizi söylüyor, sabahları o şoföre denk gelirsem günüm çok keyifli başlıyor, ayrıca Türk olduğumu öğrendiğinden beri bana türkçe olarak ''Merhaba, nasılsın? Hoşcakal'' diyerek tüm yolculardan ayrı hissetmemi sağlıyor.

-----

Türkiye'de ise otobüs şoförleri ile her zaman problem yaşadım bunu da Hakkı Devrim 29 mayıs 2007 tarihli Radikal gazetesinde ''Engelli ile Otobüs şöförü'' başlıklı yazısında kaleme almıştı;

''Engelli ile otobüs şoförü''

Okan'ın Makina kadrosunda, Ömür Kınay da benim gibi misafir. Cumartesi akşamları ben saatlerce olduğum yerde hiç kımıldamadan oturuyorum ya! Pek güzel, akıllı, çalışkan ve bunların sonucu bilgili bir genç kız olan Ömür de oturuyor. Aramızdaki fark, ben dikilip yürüyebildiğim halde, o tekerlekli sandalyesinden ayrılamıyor.

Cumartesi akşamı Ömür'le baş başa konuşuyorduk. Ciddî bir şikâyeti vardı kızımın.
Otobüs şoförlerinden dert yandı. Toplu taşıta binerken yalnızsa, arabasını katlayıp almak ve Ömür'e de biraz destek olmak üzere birinin ona yardımı gerekiyor. Cebinde Engelli Kartı var.

Toplu taşıt bilet al demeyecek ona. Şoförün lütfedip yerinden kalkacak ve birkaç dakika gecikmeyi göze alarak Ömür'ün otobüse binmesine yardım edecek. Bunu bir yolcu da yapabilir elbette, ama şoförün razı olması şart.

– Yardımcı olmuyorlar, diyor. Israr ederseniz insanı terslemekten, kalp kırmaktan da geri durmuyorlar.
– Taksi şoförleri de böyle kaba mı davranıyor?
– Uzak bir yere gidecekseniz alıyorlar. Kısa mesafelerde onlar da yanaşmıyor.
– Benzer başka sıkıntıların oluyor mu?

– 23 mayıs çarşamba günü saat 15.00'te Ataköy merkez durağında 34 BC 1737 / A 116 plakalı otobüsün şoföründen rica ettim. Cevap bile vermedi.

Şikâyet etmiyorum, hayır! Kendim arayacağım. Şansım varsa rastlarım, otobüs plakalarını gözetlemeye başladım bile. Bulursam o insafsızı, ne yapacağıma da o zaman karar vereceğim. '' Hakkı Devrim.

-----

Sonuç: 15 milyonluk şehrimde 17 adet Bedensel Engellilerin kullanımına uygun Belediye Otobüsü mevcut, 250.000 nüfuslu Brighton'da tüm otobüsler. Sistem kurulmus. Tıkır tıkır işliyor.

http://www.dunyahaber.com/lutfen-bu-alani-tekerlekli-sandalyeliye-birakiniz-makale,194.html

29 Haziran 2011 Çarşamba

Ben ENGELLİYİM


Türkiye'de engelliye okuma hakkı, çalışma imkanı, sosyal yaşamda var olma hakkı verme; üstüne üstlük ebeveyninden kalan sgk maaşı var diye, engelli maaşına bağlama, sözüm ona Engelli İndirimi adı altında 2-3 tl. gibi indirimler yap, sonra Türkiye'nin Dev firmasıyız safsataları ile göz boya.
Ben bir ÖZÜRLÜYÜM (sizin bana yakıştırdığınız isimle), Emlak vergimi, Gelir vergimi, Dask vergimi, Özel İletişim vergimi, Tüketim vergimi aldığınız bir ENGELLİ...
Marmara Depremi'nde yıkılan evimize karşılık, bizi (mimari koşulları Bedensel Engelliye uygun inşa edilmeyen) Deprem Konutları'nda oturma zorunluluğuyla başbaşa bırakan,  insanca yaşama hakkımı elinden alan, ulaşımımı taksi ile yapmak zorunda bıraktığınız Engelli...
-------------------------------------------------------------------------------------------
TTnet Adsl Engelli İndirimi
Sürekli kota aşımı yaptığımı söyleyen TTnet'ten hiç memnun değilim, ne yazık ki bir yıllık sözleşme altına attığım imza yüzünden her ay minimum 49.tl ödüyorum, ben de sınırsıza geçeyim bari diye düşünüp bir de Engelli indirimi var mı? diye yaptığım araştırma sonucu şu bilgilere ulaşıyorum;
-------------------------------------------------------------------------------------------
TTnet websitesinden alıntı:

Ttnet adsl'de engelli indirimi

Değerli Müşterimiz,
Kampanyadan yeni abone olan ve mevcut taahhütsüz tüm müşterilerimiz 24 aylık abonelik taahhütnamesi imzalayarak yararlanabilmektedir.

Kampanya kapsamında 24 ay indirimli fiyatlar, ücretsiz kablosuz modem sunulmaktadır. Ayrıca kampanya kapsamında bağlantı ücreti olan (24 TL) alınmamaktadır.
Kampanyamız şu an için sadece 3 paketimiz üzerinden uygulanmaktadır. Net4, Net6 ve Netlimitsiz paketlerini kullanan ve görme engeli bulunan müşterilerimiz kampanyamızdan yararlanabilmektedir.

Kampanyadan yararlanmak için;
Türk Telekom Ofislerine giderek Görme Engelli olduğunuzu ispat edecek belgeniz ve kimlik fotokopinizle bu kampanya kapsamında abone olabilirsiniz.
Kampanya kapsamında uygulanacak indirimli tarife ücreti aşağıdaki tabloda yer almaktadır.
--------------------------------------------------------------------------------------------
İDO - İstanbul Deniz Otobüsleri
Tam bilet ücreti 15 tl. iken, engelli indirimi 13 tl.dir.
--------------------------------------------------------------------------------------------
12 haziran 2011 seçimi öncesi açıklanan Engelliler Emlak vergisi ödemeyecek yalanı;
Yıllardır gelir vergisini ödediğim; girişinde merdiven olan Deprem Konutları'ndaki daireme Emlak Vergisi ödemek zorundaydım, ödüyordum, ödemeye devam...
Efendim birinci şart o evde oturmam gerekiyormuş; diğer şartlara değinmiyorum, illa her engelli için bir madde hayatında söz konusudur ve Emlak Vergisi Muafiyeti koca bir yalandır.
--------------------------------------------------------------------------------------------
Son zamanlarda en çok tutan şey ise; toplumun her kesiminde, gençlerde ve çocuklarda engellilere yönelik duyarlılık yaratma amaçlı yapılan FARKINDALIK ÇALIŞMASI.
Farkında olmuş bir toplum özlemiyle...

8 Nisan 2011 Cuma

Uluslararası Engelsiz Film Festivali

Uluslararası Engelsiz Film Festivali; engellilik, iş göremezlik konularında kısa ve uzun metrajlı filmlerle farkındalık yaratmak ve toplumda bu bilincin güçlenerek yayılmasını sağlamak amacıyla ülkemizde ilk defa 21-27 Mayıs 2011 tarihlerinde Mind the AD firması tarafından gerçekleştirilecektir. Festivalin amacı söz konusu engelli insanların temel haklarını anlatmaktır. Toplumda oluşmuş tabuları, önyargıları, kalıplaşmış düşünceleri gösterimi yapılacak kısa ve uzun metrajlı filmlerle yıkmayı amaçlamaktadır.
Bir hafta boyunca diğer ülkelerin de katılımıyla sürecek olan festival; ulusal kısa film yarışmaları, yarışma dışı gösterimler, uluslararası gösterimler, açık oturumlar, söyleşiler, sergiler ve çeşitli kültür-sanat etkinliklerinden oluşacaktır. (alıntı)

Benim de ön eleme jürisinde olacağım festivalde; festivali düzenleyen isimlerin sanırım en fazla zorlanacağı konu Mimari yetersizlikler olan güzel şehrimde, engellilerin kolayca gelebileceği festival mekanları bulabilmek.

http://engelsizfilm.com/en/

24 Ocak 2011 Pazartesi

Biletix ve Engellenenlere çözüm arayışı

Blogumda daha önce Cirque Du Soleil'in Varekai isimli gösterisini ocak 2010'da Londra Royal Albert Hall'da izlediğimi yazmıştım...

Bir süre önce Biletix'in websitesinde Dünyaca ünlü Kanadalı gurubun ilk kez tam bir gösterileri ile Türkiye'ye geleceklerinin ilanını gördüm ve bileti satın almak için firma ile telefon yoluyla iletişime geçtim çünkü deneyimlerimden bilirim ki Türkiye'de gösteri organizasyonlarında firmaların websitesinden işinizi halledemezsiniz; öyle oturma planında engellilerin yerleri diye bir ayrıcalık tanınmamıştır, iş başa düşer ve telefon trafiği ile başbaşa kalırsınız; işini seven bir Call Center yetkilisine denk gelirseniz şanslısınızdır...

Şans mı dedim, nerdeeeee... Call Center görevlisi ile iş hallolmadı; Biletix'e e-mail göndermem gerekmekte; o da ne!.. henüz bir kaç dakika geçti geçmedi Biletix tarafından gayet nazik bir hanımefendi tarafından arandım, sorum genel anlamıyla şöyleydi ''Engelli izleyicilerin yeri bu organizasyonda nerede? ve bilet fiyatları nasıl?''

Türkiye'deki bu tür büyük organizasyonlarda bile Engelliler asla düşünülmemiştir.

Biletix ve Cirque Du Soleil'in Türkiye'ye getirilmesinde rolü olan Pozitif yapım şirketi bunu atlamıştı, ancak Biletix bunu halletmek için benden birkaç gün istedi...

Tabi ben biletler ya biterse endişesindeydim, Biletix tarafından tarafıma onda da sorun yaşamayacağımız garantisini verdiler ve gerçekten dedikleri kadar kısa süre sonra sonuç tarafıma bildirildi.

Biletix'de aynı Avrupa'daki gibi gösterinin en ucuz biletini satın almam halinde, yanımda ücretsiz bir de refakatçimle katılabilme (diğer Engelliler için de - günde iki gösteri ile geliyorlar, her gösteri de ancak 2 engelli ve rekatçi) olanağını sağladıklarını bildirdi.

10 milyonun üzerinde nüfuslu bir şehirde Biletix gibi elinde yüzlerce organizasyon bulunan bir firmanın bunu atlaması çok enteresan ancak buna önem verip, bir vatandaş olarak aradığımda organizasyon firma ile toplantı düzenleyip bir kaç gün içinde çözüme ulaştırması takdir edilmesi gereken bir durumdur.

Gerisi Abdi İpekçi Spor Salonu yeni Adıyla Abdi İpekçi Arena'ya kaldı, bakalım yer gök merdiven memleketimde orada neler yaşayacağım...

Şimdilik Saltimbanco gösterisi ile Türkiye'de izleyebileceğim Cirque Du Soleil hayaliyle günlerimi geçiriyorum.

Teşekkürler BİLETİX.

20 Aralık 2010 Pazartesi

ÖSYM'YE BAĞLI SINAV GİRİŞ YERLERİNDE REZALET - ENGELLENENLERE

ÖSYM'nin Ales rezaleti eşliğinde ilk sınav deneyimim 19 Aralık 2010 pazar günü gerçekleşti; 
Madem biz Engelliler (engellenenler) Engelliliğimizi bildiren raporumuzu Ankara ÖSYM Başkanlığına göndermekle yükümlüyüz, sizlerde üzerinize düşen görevleri yerine getiriniz, bizlere bangır bangır dayatmalar getiriyorsunuz, karşılığında Anayasal hakkımız olan sınava girişimizi insanca yapmamıza olanak sağlamıyorsunuz. Ankara'dan kalkıp gelip, tek tek okulların koşulları bize uygun mu diye kontrol etmenize gerek yok, her üniversite kampüsünün binasından sorumlu, kurumunuza bağlı çalışanlarınız var, onlardan binaların mimari koşullarının uygun olup olmadığını düzgünce saptayın. Olmayanları da artık düzenleme çalışmalarına biran evvel girişin!..
Elimizdeki sınav Giriş Belgemize ''ENGELLİ' ' diye yazı yazmayı ihmal etmiyorsunuz; Sınav saati 09:30 ancak güvenlik aramaları sebebiyle 60 dakika önce okul bahçesinde bulunmamızı tavsiye ediyorsunuz.
Gelelim olaya;
ÖSYM tarafından belirlenen okul İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler MYO binasıydı. 08:45'de okul bahçesinde olabildik, benden önce gelenler ve sonradan teker teker gelenler ile. Dakikalar ilerledikçe çeşitli engel gruplarından Engellileri görünce anladım ki bu okul sadece Engellilerin girmesi için belirlenmiş bir okul ancak, daha okulun bahçesine girerken sekiz basamaklı bir kapı var (yardımcı oldular, diğer binaların arkalarından basamaksız bir şekilde bizleri güvenlik görevlileri içeri getirmişlerdi)
Sınavın yapılacağı binanın girişinde de üç basamak var ve o mühim soru bina görevlilerinden tekerlekli sandalyede oturan bizlere soruluyor ''sınav yeriniz bir alt katta biraz yürüyebilir misiniz?'' 
Bu soruyla Atatürk Havalimanı'nın girişindeki güvenlik geçişi sırasında da çokça muhatap oluyorum, yahu ''yürüyebiliyor olsam bu sandalyede işim ne?''
Neyseki yine o bina görevlileri içeri girip daha önceden sınıflara yerleşmiş, görme engelli arkadaşlarla bizlerin sınıfının katını değiştirerek çözüm getiriyorlar. Bizden önce getirilmiş, sınıflara taşınmış kişiler tekrar sandalyeleri ile taşınıyorlar, zemin katta bulunan bir sınıfa yerleştiriliyorlar.  
Bir süre sonra bir kişi daha geliyor o da tekerlekli sandalyede; on beş dakika önceki olumsuzlukları yaşamamıştı, sınıf sıraları eski tip birleşik banklı masalardan oluşuyor, beyfendi doğal olarak sandalyesi ile oraya transfer olamadığından haklı olarak kıyameti koparıyor; işte o an bu rezalate zemin hazırlayanların yaşamadığı bir duygu hepimizde oluyor UTANMA, insanlığınızdan utanç duyuyorsunuz.
Neyse ki sınav görevlilerinden yana şansımız yaver gidiyor da, beyfendiyi sakinleştirip, bu olumsuzluklara rağmen birazdan gireceği Ales sınavına yoğunlaşması için telkinde bulunuyor (benim elim ayağım ilk on beş dakika titredi).  Beyfendiye nerede oturduğunu sordum, Sarıyerde oturuyormuş, bu da büyük bir sorun, bu kişinin 08:30'da orada olabilmesi için 07:30'da yollara çıkması demek, Sarıyer'den gelen birini ne çeşit bir akılla Beyazıt'a verirsin?
Kimimize seyyar tekli masa getiriliyor, kimimiz sınav görevlerinin transferlerimize yardımıyla sıraya oturtuluyor, kimimiz ise iki masa arasındaki koridor gibi boşlukta sandalyesi ile oturuyor, yazdığı yöne göre o tarafın masasını yanına alıp, boyun ağrıları ile beraber sınava giriyor.
Bir Engellinin Sınava gidiş Serüveni;
İstanbul'da Bedensel Engellilerin kullanabildiği belediye otobüslerinin sayısının on yedi olduğunu okumuştum, doğal olarak sınav günü ben de Bakırköy'den 08:00'de evimden çıktım tabi taksiyle, bir de dönüş taksi parasını ekleyin. Kuzenim de bu sınava girdi ancak sınav giriş yeri oturduğu semtte, evine beş dakikalık mesafedeydi. Bahçelievler'de de Marmara Üniversitesi Kampüsü var, madem Engelli için fiziksel koşulları olmayan bir yere verecektin, bari evime yakın bir okula verseydin.
Taksi parasını da mühim etmeyelim; evinden çıkıp, sınav sonrası evine dönmesi arasındaki süre en az beş buçuk saattir (kabaca sekizde evden çıksak, 12:30'da sınav bitti, 13:30'da evindesin) Bedensel Engellilerin bu süre boyunca tuvaletini tutma zorunluluğu.
Gelelim ısıtmaya, Ales'e giren pek çok kişiye sordum, girdikleri okulda ısıtma problemi yaşadılar mı? diye, genelde çok az da olsa soğuktan pek şikayetçi olmadılar; bizler orada donduk (giderken kat kat giyinme önlemi alsamda)
Cep telefonu, anahtar gibi önemli eşyalarımı yanımda almama da izin yok, dolayısıyla bana refaket eden biri ile oraya gitmem gerekmektedir; taksi vs. için telefona ihtiyaç duyacağım . Neyseki bu yardımı da bir diğer kuzenim üstlendi. 
ŞİMDİ BAKALIM ÖNÜMÜZDEKİ SINAVLARA...
Bence Ales'in sözel bölümünde 40 ile 50 arasındaki soru şekillerinden buradaki anlattıklarıma benzer bir soru hazırlayıp 2011 Ales'te sormalılar.
Örnek soru;
Ömür'ün Ales sınavına girerken giyeceği yeşil yün kazak, lacivert yelek, kırmızı şal ile siyah kar pantalonu; mor, mavi, siyah renkt dört farklı montu vardır. Ömür'ün Ales'te ne giydiği ile ilgili şunlar bilinmektedir:
* Yeşil yün kazak ve siyah kar pantalonu
* Lacivert yelek ve siyah kar pantalonu
* Kırmızı şal  ve siyah kar pantalonu
1.soru Ömür 19 Aralık 2010 Ales'de hangilerini giymesine rağmen üşümüştür?
2.soru Ömür 26 Aralık 2010 ÜDS'de hangilerini giyerse üşümez?
3.soru Ömür'ün siyah kar pantolunu giydiği halde üşüdüğü bilinmektedir, öyleyse Ömür ÖSYM'dekilere ne demiştir?
4.soru yoksa Ömür ÖSYM'ye zaten giydirmiş midir?


5 Kasım 2010 Cuma

Migros duyarlılığı (Engelliler için Alış-veriş arabası)

4 kasım 2010 günü, mezun olduğum İstanbul Kültür Üniversite'sine hocalarımı ve arkadaşlarımı ziyarete gitmiştim (hoş bunu haftada bir gün bazen de iki olmak üzere tekrarlıyorum, okulumu ve hocalarımı seviyorum).


Okulun yanında bulunun Airport AVM'ye uğradım, evime dönmeden biraz alış-veriş yapmak için; alış-veriş için seçtiğim firma Migros'du, kapıdan girince bizim alıştığımız küçük alış-veriş sepetlerini aramaya başladım çünkü ancak o sepeti kucağıma koyup mağazada bağımsız dolaşabilme imkanım var, büyük olan tekerlekli sepetleri, tekerlekli sandalye ile aynı anda kullanmanız mümkün değildir; neyse...

bulamayınca da mağaza görevlilerinden yardım istedim ''Güvenlik sebebiyle kaldırıldı'' cevabını aldım, bunun üzerine ''Engelli alış-veriş sepetiniz var mı?'' diye sorduğumda...dikkat edin ''var mı? - nerede''diye sormadım çünkü henüz ülkemizde bunun yaygınca kullanıldığı bir yer göremedim, ilk kez 2006'da İngiltere'ye gittiğimde Tesco marketler zincirinde görmüştüm. Tabiiki ellerinde mevcut böyle bir sepet yoktu (diğer şubelerden emin değilim belki 5M'de vardır), mağaza görevlileri bana alış-veriş süremde bir kişinin eşlik edebileceğini söylediler, çok da naziklerdi.(ben o kadar nazik kalabildiğimi söyleyemeyeceğim, olumsuzluklar çileden çıkarıyor)
Pek tabii kendilerinin atladığı birşey değildi bu, Migros Yönetimi'nin atladığı kusurdu. Şikayetimi ve bilgilerimi yanıma gelen bir hanımefendi not aldı. Alış-verişimi ise onların nazik yardımını reddederek, elimdekileri tek tek bir kasaya getirip bırakmak suretiyle devam ettirdim, çünkü Engelli olmak her işiniz için birinizin sizin peşinizden koşması demek değildir!..

İhtiyaç duyduğumuzda ve ya  ENGELLENDİĞİMİZDE biz bunları ifade edebilecek nitelikte kişileriz.

Birazcık vaktimden çaldım ama teker teker de kasaya getirip bırakıp, alış-verişime devam etmek suretiyle, tamamladım.

Ve bugün 24 saat tamamlanmamıştı ki Migros tarafından arandım; ''Şikayetimin değerlendirildiği, haftasonu tüm Migros şubelerine Engelli Alış-veriş sepetlerinin temin edileceğini'' tarafıma bildirdiler.



Fotoğrafta gördüğünüz Bedensel Engelliler için tasarlanmış, bütün tekerlekli sandalyelere uyumlu Engelli alış-veriş arabasıdır, tekerlekli sandalyenize kimsenin yardımı olmadan, üzerinde (sağında ve solunda) bulunan iki mandalımsı bir mekanizma ile sandalyenize monte edilip, (ellerinizle onu tutmanıza gerek kalmadan) siz sandalyenizin lastiklerini çevirdikçe o da sizinle beraber ilerleyebilecek bir tasarımdır.

(Özel olarak ekstra ilgilenen Airport AVM MİGROS Mağaza sorumlusu İsmail Hocaoğlu'na teşekkürler)

Teşekkürler Migros bu duyarlılık ve saygı için diyorum.

26 Eylül 2010 Pazar

Engelleyenler ve Engellenenler

Türkiye'de biz ENGELLENENLER'in gidebilecegi yerler malumunuz kısıtlı, büyükşehirlerde yaşıyorsanız biraz daha şanslısınızdır; tabi gidilebilecek tek alternatif var nefret ettiğim ama mecburiyetten gitmek zorunda kaldığım alışveriş merkezleri, buralarda iyi kötü rampalar, engelli park yeri ve standart altı engelli tuvaletleri bulabilirsiniz ehh kötünün iyisi.

Tabi bu alışveriş merkezlerinde birşey daha var siz ENGELLEYENLER, anlamak mümkün değil zaten benim yaşam alanım kısıtlanmış, toplu taşıma araçlarını kullanamıyorum... (15 milyonluk Istanbul'da 17 adet engelli otobusü olduğunu okudum) seçeneklerim arasında AVM'lere gidebilmek var.

Alışveriş merkezinde yürüyen merdivenler var siz sayın TEMBEL ENGELLEYENLER için. Bu yürüyen merdivenleri kullanmak yerine asansör önlerinde uzun uzun beklemeyi yürümeye tercih eden sizler (bence sizlere de bir tekerlekli sandalye verelim, yürümeye ayağına üşenenlere), bir de utanmadan asansörden çıkanı beklemeden, benim üzerimden uzun atlama yapıp benden önce asansör kullanma hakkımı elimden alanlar;

YETER ARTIK BİR ASANSÖR KULLANMA HAKKIMIZ VAR ONU DA ELİMİZDEN ALMAYIN.

6 Nisan 2010 Salı

Brighton'da ulaşım

''PLEASE GIVE UP THIS SPACE TO A PERSON IN A WHEELCHAIR''



Brighton, 2006 yılından beri her yaz gelip, kısa süreli kaldıgım Ingiltere'nin West Sussex bolgesinde bulunan guney sehri, 27 haziran 2009'dan beri de sürekli yasadigim yer.

250.000 nufuslu sehir, yaz aylarında turist ve yabancı uyruklu ogrencilerle iki katına cıkıyormus; Londra'ya tren ile 45 dakika mesafede olmasi ve benim gibi gozleri deniz arayan kisilerin favori sehri.

Engellilerin yaşaması için varedilmiş bir şehir bana göre; toplu taşımacılık ona göre düzenlenmiş, istisnasız bütün otobusler tekerlekli sandalye kullanıcılarına göre, her otobusun içinde tekerlekli sandalye için alan ve de 3 bebek arabası bölümü bırakılmış, otobuslere evcil hayvanlarınızla da binebiliyorsunuz. Otobuse bindiginizde elinizdeki alıs-veris torbalarini koyabileceginiz bir stand yapilmis, o standa scooter'i ile binen bir cocugun scooter'ini koyma imkani da verilmis. Eger tren istasyonuna bavulu ile giden bir yolcu iseniz bavulunuzu da oraya koyma konforunu size saglamis otobusler.

Trenler
de ise, yine tekerlekli sandalyelilerin oturacagi ayrı bolumler, bisikletliler icin bisikletini baglayip oturabilecekleri bolumler diger kisilerden ayrılmıs durumda. Tum vagonlarda ise anneler icin cocuklarinin altbezlerini degistirebilecegi, engellilerin kullanabilecegi tuvaletler mevcut.

Bazı otobus soforleriyle de rampa konusunda sorun yasamadim degil ama gerekli yere elektronik mektubu gonderdigimde beni muhatap alip karsiliginda bana zarflı mektup ile geri donduler, ustelik icine bedava otobus bileti de koymuslardi; Istanbul'da ise butun sikayet mektuplarim cevapsiz kalmisti.

Bir otobus soforu var ki, bir insan meslegini nasıl bu kadar sever; otobusu kullanirken surekli sarkılar soyleyip, ıslık caliyor, yolculara inmek icin kullandıgımız dugmelere basmamamizi onun yerine ''din din din'' diye ona seslenmemizi soyluyor, sabahlari o sofore denk gelirsem gunum cok keyifli basliyor, ayrica Turk oldugumu ogrendiginden beri bana ''Merhaba, nasilsin? Hoscakal'' diyerek tum yolculardan ayrı hissetmemi saglıyor.

Turkiye'de ise otobus soforlori ile her zaman problem yaşadım bunu da Hakkı Devrim 29 mayıs 2007 tarihli Radikal gazetesinde ''Engelli ile Otobüs şöförü'' başlıklı yazısında kaleme almıştı;

''Engelli ile otobüs şoförü''

Okan'ın Makina kadrosunda, Ömür Kınay da benim gibi misafir. Cumartesi akşamları ben saatlerce olduğum yerde hiç kımıldamadan oturuyorum ya! Pek güzel, akıllı, çalışkan ve bunların sonucu bilgili bir genç kız olan Ömür de oturuyor. Aramızdaki fark, ben dikilip yürüyebildiğim halde, o tekerlekli sandalyesinden ayrılamıyor.

Cumartesi akşamı Ömür'le baş başa konuşuyorduk. Ciddî bir şikâyeti vardı kızımın.
Otobüs şoförlerinden dert yandı. Toplu taşıta binerken yalnızsa, arabasını katlayıp almak ve Ömür'e de biraz destek olmak üzere birinin ona yardımı gerekiyor. Cebinde Engelli Kartı var.

Toplu taşıt bilet al demeyecek ona. Şoförün lütfedip yerinden kalkacak ve birkaç dakika gecikmeyi göze alarak Ömür'ün otobüse binmesine yardım edecek. Bunu bir yolcu da yapabilir elbette, ama şoförün razı olması şart.

– Yardımcı olmuyorlar, diyor. Israr ederseniz insanı terslemekten, kalp kırmaktan da geri durmuyorlar.
Taksi şoförleri de böyle kaba mı davranıyor?
– Uzak bir yere gidecekseniz alıyorlar. Kısa mesafelerde onlar da yanaşmıyor.
– Benzer başka sıkıntıların oluyor mu?

– 23 mayıs çarşamba günü saat 15.00'te Ataköy merkez durağında 34 BC 1737 / A 116 plakalı otobüsün şoföründen rica ettim. Cevap bile vermedi.

Şikâyet etmiyorum, hayır! Kendim arayacağım. Şansım varsa rastlarım, otobüs plakalarını gözetlemeye başladım bile. Bulursam o insafsızı, ne yapacağıma da o zaman karar vereceğim. '' Hakkı Devrim

Ingiltere'de Trene binmeden once gorevli size mutlaka ineceginiz istasyonu soruyor ki, inmek istediginiz durakta bir gorevli onceden bulunup size rampayi acabilsin diye. Sistem kurulmus tıkır tıkır işliyor.